2-BABA OĞUL PSİKOLOJİSİ

BİZİ HATIRLA FİLMİNİN HATIRLATTIKLARI
Çağan Irmak’a ait olunca film, bir kalite önkabulü ile gidiyorsunuz. Modern hayatın rekabetçi savaşı içinde kendine yer bulmuş, yükselmiş ve maddi refaha ermiş bir evlatla babasının hikayesini izlerken; babalık nedir, insan olmak nedir, gerçek ilişki kurmak nedir, gerçek ve sahte olan nedir anlıyorsunuz.

Bu film aynı evin içinde yabancı kalmış baba ve evlatları derinden sarsabilecek bir film. Çünkü çok güzel bir baba oğul ilişkisi izleyip neyi yaşayamamış olduğuna bir daha şahit olmanın kederini hissedeceksiniz. Issız bırakılmış evlatların gözyaşlarına hakim olamayıp, hiç değilse kendilerinin baba gibi baba olmaya karar verdiren bir film bu.

Filmdeki başrol oyuncusu Eşref baba (Altan Erkekli) İzmir’de yaşamaktadır. Beyin tümörü nedeniyle ameliyat olacaktır. Oğlu Kaan (Tolga Tekin) ise İstanbul’da bir medya firmasında genel yayın yönetmeni olarak yükselmiş ve yüksek kariyerinin ilk sınavını vermek üzere önceden planlanmış ve önemli görüşmelerin sağlanacağı bir iş gezisi için Amerika’ya gidecektir. Ameliyat acil fakat seyahat tarihiyle çakışmaktadır. Kaan öyle bir cendereye sıkışmıştır ki babasına durumu anlatır “gitmesem önce takdir edecekler, sonra eksi haneme bunu yazacak ve yerime en kısa sürede başkasını düşünecekler, gitsem senin yanında olamamanın acısıyla yaşayacağım”. Babalık bu ya “tabiki gideceksin, ben ameliyatımı olup çıkarım, senle hep iftihar ettim ve edeceğim” der.

Eşref Baba basiretli ama; Kaan yola çıktığında kendisine refakat eden Kaan’ın evindeki hizmetlisi Fatoş hanıma hastaneden kaçacağını söyler. Fatoş hanım itiraz etse de Eşref baba; “yarın ameliyat masasında kalmak var, böyle olursa oğlum asla affetmeyecek kendini, böyle bir yükü onun omuzuna koyamam” , tetkikleri ve raporları yaşadığı şehir İzmir’e göndertip bir hafta sonra Kaan döndüğünde ameliyatımı olacağım der.

Bir soluk kadar yakın bir yıldız kadar uzak baba ve evlatların aradığı yakınlık değil midir bu?
Babasının gücünü arkasında hissettiğinde aslanlaşır o evlat
Onun desteğini hissettiğinde en dayanılmaz acılara çelikleşir evlat
Onun tarafından anlaşıldığında sakinleşir o evlat
Ona sarılıp öptüğünde sevmeyi ve saygı duymayı öğrenir evlat
Hayat tecrübelerini çağın gerçekleriyle birleştirip tatlı bir sohbetle aktardığında akl-ı selim ile hareket etmeyi öğrenir o evlat..

Yetim kalmak acıdır ama “babalı yetim” olmak daha acıdır. Kırmalı aramızdaki görünmez zincirleri ve şöyle haykırmalı; “bizim birbirimize aslında çok ihtiyacımız var”

Mehmet Akif Aydın
Uzm.Psikolojik Danışman